DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
Giriş Tarihi : 19-01-2021 17:54

DİLİMİZİ VE DİNİMİZİ KİRLETENLER

Yazı hayatımda her zaman dini konulara girmemeye özen gösterdim. Bu görev din adamlarımızındır. Onlar Yüce Dinimizin esaslarını vatandaşa dosdoğru bir şekilde öğretmek için görevlendirilmiş insanlardır.

Ne yazık ki günümüzde siyasetçiler dilimizi, din adamlarımızda yüce dinimizi kirlettiler.

Size tuhaf gelecek ama ne yazık ki gerçek bu…

Siyasilerimiz konuştuğu zaman torunlarımız duymasın diye televizyonu kapatıyoruz. Bazı hacı ve hocalarımızın ise artık sözlerine değer vermiyor, inanmıyoruz neden acaba?

 Çünkü sözlerinde ve eylemlerinde samimi değiller. İslam’ın özüne yakışan sözler söylemek yerine İslam’ın men ettiği sözler söylemekteler..

 Elbette ki eli düzgün, dili düzgün siyasetçilerimizle hakikaten din adamı olan, kindar olmayan, siyasete bulaşmayan gerçek din adamlarımızı milyar kere tenzih ediyorum.

Benim sözüm bunlar değil siyaseti ve siyasetle birlikte yalanı okula, camiye ve kışlaya sokanlaradır.

Siyaset hiçbir döneminde bu kadar bu üç kutsal kuruma girmemişti. Ne yazık ki bu gün bu üç kurumda siyasetin tam ortasındadır.

*

Tokat Erbaa ilçesi Alacabal Mahallesi Güney Cami imamı Ayhan Keskin, kendisine ait sosyal medya sayfasında CHP’liler hakkında yaptığı paylaşımla bir skandala imza attı. Keskin sayfasında “Aşıyı önce CHP’lilere yapalım işe yararsa millet kurtulur, işe yaramazsa vatan kurtulur” ifadelerini kullandı.

*

Şimdi söyler misiniz?

Bu nasıl bir dil, bu nasıl bir ahlak ve bu nasıl bir din?

Bizim yüce dinimiz ayrıştırıcı bir din değil kucaklayıcı, hoşgörüye dayalı yüce bir dindir. Mevlana Hazretlerinin “Ne olursan ol yine gel” diye tarif ettiği bir dindir.

Bir din adamı  “Aşıyı önce CHP’lilere yapalım işe yararsa millet kurtulur, işe yaramazsa vatan kurtulur” der mi?

Bir din adamlı  bu kadar dinden uzak, bu kadar insani duygulardan  ve bu kadar ahlaktan uzak olabilir mi?

Bu ahlaksızların yüce dinimizi kirletmeye ne hakları var?

LEYLEK, CÜPPE, SAKAL VE HZ.SÜLEYMAN

Baharla birlikte sıcak iklimlerden gelen bir leylek topladığı çalı çırpılarla kendisine bir yuva yapma hazırlığındadır.

O sırada elinde asası, sırtında cüppesi sakalı göbeğinde birisi oradan geçmektedir.

Leylek;

“Bu adamdan bana zarar gelmez” düşüncesiyle havalanmamaktan vaz geçerek yuvasını yapma işlemine devam eder.

Bizim sakallı;

“Allah Allah bu leylek beni görmesine rağmen uçmuyor topal mıdır nedir?... diyerek elindeki asasını leyleğe doğru fırlatır, leylek ayağından darbe alarak gerçekten topal kalır.

Konu Hz. Süleyman’a intikal eder, Hazretti Süleyman mahkeme-i kübrayı toplayarak tarafları dinler.

Leylek:

“Efendim bu adam bana durduk yere asasını fırlattı uzan bacaklarıma isabet eden asası yaralanmama, sonucunda da topal kalmama sebep oldu ondan davacıyım” der.

Hz. Süleyman bu kez leyleği topal bırakan Hacıya döner ve…

“Neden leyleğe asasını fırlattığını ve niçin leyleği yaraladığını” sorar bu kez hacı:

“Doğru ben bu leyleğin ayağını kırdım” der.

Bunun üzerine Sultan Süleyman leyleğe dönerek…

“Sende bunun ayağını kır kısasa kısas gerekir” derse de.

Leylek kabul etmez…

“Olmaz efendim bunun ayağını kırmayalım cevabını verir.

Sebebini soran Sultan Süleyman’a derki!...

“Bunun üzerindeki cübbesini, başındaki sarığını çıkartalım. Sakalını keselim, elinden bastonunu alalım” der.

Hazreti Süleyman sebebini sorunca leylek…

“Bu adam bu kılık kıyafeti ve dış görünüşü ile herkese güven veriyor. Herkes kendisine güvendiği için tedbir almıyor, ona güven duyuyor. Bu adam bu kılıkla dolaşırsa daha çok ayaklar kırar demiş.”

Ve Sultan Süleyman leyleğin talebini kabul ederek adamın sırtındaki cübbesini, başındaki sarığını çıkartarak elindeki bastonunu almış ve sakalını da kesmiştir. Böylelikle mazlumun ahı yerde kalmamış adalet ise yerine getirilmiştir. (Alıntıdır)

*

Daha fazla söze gerek var mı sevgili okurlarım?

Günümüz Türkiye’sinde şu anda;

Üzerinde cüppesi ve sarığı çıkartılacak, sakalı kesilecek ve elinden bastonu alınacak o kadar çok kişi var ki!...

Yüce dinimizi siyasete ve ticarete alet eden o kadar din adamı görüntüsünde siyasetçilerimiz, bürokratlarımız, iş adamlarımız ve sıradan vatandaşlarımız var ki leyleğe hak vermemek mümkün değil.

Onun için önce bu imamın üzerindeki cübbenin alınması lazım.

Her neyse biz bu günkü yazımızı yine bir dörtlüğümüzle noktalayalım.

Kalın sağlıcakla…

**

Fazileti hak getire, rezillik olmuş düstur,

Ar namusu soran yok, mefkûre olmuş kusur.

Kim kimi yakalarsa, kör ebe gibi oyun,

Ben buna ahlak demem, adı neyse siz koyun.

*///*

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA