DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
KÜBRA AYDIN
KÜBRA AYDIN
Giriş Tarihi : 12-01-2021 18:17

“DİL VE KONUŞMA BOZUKLUKLARI”

Dil ve konuşma terapisti, insan iletişimi, gelişimi ve bozukluklarının tanılanması, değerlendirilmesi, terapisi, ile uğraşan ve bu alanda bilimsel araştırma faaliyetlerinde bulunan bağımsız bir meslek grubu üyesidir. İletişim, dil ve konuşma bozukluklarının tanısı ve tedavisinden dil ve konuşma terapistleri sorumludur. Dil ve konuşma bozuklukları bireyin yaşamını önemli derecede etkilemesine karşın erken teşhis ve uygun müdahaleler ile bireyin yaşamındaki olumsuz etkileri azaltılabilir. Kurumumuzda Elazığ’ın ilk ve tek dil ve konuşma terapisti Kübra Aydın dil ve konuşma bozukluklarının değerlendirilmesi ve terapisini yapmaktadır.

Dil ve Konuşma Terapistleri Hangi Alanlarda Çalışır?

Çocuk, ergen, yetişkin ve yaşlılarda insan iletişimini ilgilendiren tüm bozuklukları önleme, ayırıcı-tanısını koyma ve müdahale programı hazırlayıp uygulamadan sorumludur:

• Artikülasyon (dudak-damak yarığı, serebralpalsi vb. bağlı ya da işlevsel gelişimsel yetersizlik, geç gelişme ya da nedeni belli olmayan) ve diğer konuşma sesi bozuklukları

• Kekemelik, hızlı-bozuk konuşma ve akıcılık bozuklukların terapisi

• Afazi (inme sonrası dil ve konuşma kaybı) ve diğer nörolojik kökenli (dizartri, apraksi) konuşma ve dil bozukluklarını değerlendirme, terapi

• Yutma, yutkunma bozuklukların terapisi

• Ses bozuklukları

• Özgül dil bozuklukları

• Özgül öğrenme güçlüğü (disleksi, disgrafi, diskalkuli) ile mantıksal işlemlemeyi/akıl yürütmeyi etkileyen bozukluklar

• Özel gereksinimli, gelişimsel yetersizliği olan (otizm gibi) çocuklara yönelik erken dil ve konuşma eğitimi ve terapisi

• İşitme kayıplı çocuklara ve edinilmiş işitme kaybı olan bireylere konuşma ve dil terapisi

• Larenjektomi, trakeostomi sonrası yutma ve konuşma terapisi

• Yaşlanmaya bağlı serebral bozuklukları (ALS, Parkinson, Alzheimer, Demans vb.) olan bireylere iletişim amaçlı terapi

Konuşma Sesi Bozuklukları

Konuşma sesi bozuklukları çocukların konuşma gelişiminde gecikme ve/ veya konuşma anlaşılırlığında güçlük olarak tanımlanır. Organik veya fonksiyonel olabilir. Organik konuşma ses bozuklukları arasında motor/nörolojik bozukluklar (örn. Çocukluk çağı konuşma apraksisi veya dizartri), yapısal anormallikler (örn. Yarık dudak/damak ve/veya diğer anomaliler) ve duyusal/algısal bozukluklar (örn. İşitme kaybı) yer alır. Artikülasyon (sesletim) bozukluğu, fonolojik (sesbilgisel) bozukluklar ise fonksiyonel konuşma sesi bozukluklarıdır.

Akıcılık bozuklukları

Akıcılık bozuklukları, kekemelik ve hızlı-bozuk konuşma olarak tanımlanan sorunlardır. Kekemelik, konuşma sırasında kişinin konuşma akışını bozacak bir düzeyde ses ya da hece tekrarları, bloklar ve uzatmaların meydana geldiği bir akıcılık bozukluğu türüdür. Hızlı-Bozuk Konuşma ise, akıcısızlıklarla ve uygun olmayan konuşma hızıyla karakterize olan bir konuşma akıcılığı sorunudur.

Yutma Bozuklukları

Yutma bozukluğu (disfaji), bireylerin besinleri yeme ve içmeleri sırasında ağız boşluğunda, farinkste, özofagusta veya gastroözofageal kısımda meydana gelen problemler olarak tanımlanır. Yutma bozuklukları yutmanın dört aşamasından birinde veya daha fazlasında ortaya çıkabilir. Yutma bozukluğu her yaş grubundan hastada ve sinirsel (nörojenik), mekanik, psikolojik nedenler ve kas hastalıklarına (myojenik) bağlı olarak oluşabilir.

Gecikmiş Dil ve Konuşma Bozuklukları

Çocuğun konuşması konuşma gelişimi açısından beklenenden yavaş ya da çok geri ise gecikmiş konuşma olarak adlandırılır. Gelişim dönemlerine göre çocuğun 12-18 ay arasında, ilk kelimeleri kurması, 24. aydan itibaren cümle düzeyinde konuşması beklenir. Normal gelişim gösteren bir çocuğun 2 yaşında ünlü seslerin tamamının edinmesi; 4 yaşında ise bir yetişkine benzer konuşması beklenmektedir. Konuşma gecikmesinin nedenleri arasında prematüre doğum, motor gelişim geriliği, işitme kayıpları, genetik bozukluklar/kromozom anomalileri, ailede gecikmiş dil öyküsü, zeka geriliği, otizm ve bunlara ek olarak çevresel koşulların etkisi (uyaranların az olması, ailenin yanlış tutumları vb.) sayılmaktadır.

Motor Konuşma Bozuklukları

Dizartri, merkezi sinir sistemi ve/veya çevresel sinir sistemi ya da her iki sistem hasarına bağlı olarak gelişen; konuşma düzeneğindeki kas kontrolünde anormallik, koordinasyon bozukluğu, paralizi veya zayıflık sonucu konuşmanın respirasyon, fonasyon, artikülasyon, rezonans ve prozodik özelliklerinin birinin ya da birkaçının etkilendiği bir motor konuşma bozukluğudur.

Edinilmiş Konuşma Apraksisi fonetik ve prozodik bileşenlerin etkilendiği normal konuşmayı sağlayan hareketleri yönlendirmek için gerekli olan sensorimotor komutları planlamanın veya programlamanın yapılamamasıdır. Nedenleri felç, travmatik beyin hasarı (TBI), tümör, cerrahi travmalar, nörodejeneratif hastalıklar olabilir.

Çocukluk çağı konuşma apraksisi (ÇÇKA), nöromüsküler eksiklikler olmadan konuşmanın altında yatan hareketlerin hassasiyetinin ve tutarlılığının bozulduğu motor konuşma bozukluğudur. ÇÇKA, bilinen nörolojik bozukluğun bir sonucu olarak veya sebebi bilinmeyen ve nörolojik problem olmadan  ortaya çıkabilir.

Nörojenik Edinilmiş Dil Bozuklukları

Afazi, beyinde dil açısından baskın hemisferinkortikal ve subkortikal bölgelerini yaygın biçimde etkileyen edinilmiş beyin hasarı(inme, travma vb.) sonucunda dil sembollerini formüle etme ve yorumlama sürecindeki bir kayıp ya da hasarın olması şeklinde tanımlanan nörojenik edinilmiş bir dil bozukluğudur.

Ses Bozuklukları

Bireyin ses kalitesinin, perdesinin, rezonansının ve şiddetinin benzer yaş, cinsiyet, kültürel geçmiş ve coğrafik yerleşimdeki bireylere göre farklılaşmasına ses bozukluğu denir. Ses bozuklukları çeşitli sebeplerle olabilmektedir. Çeşitli hastalıklar, ses suiistimal eden konuşma alışkanlıkları (yüksek sesle konuşmak, bağırmak, sık sık boğaz temizlemek vb.), tıbbi sebepler (gırtlağın alınması, tiroid ameliyati, vb.), alışkanlıklar (alkol, sigara tüketimi) ya da nörolojik bozukluklar ses bozukluklarının en önemli nedenleridir.

Dil ve konuşma terapistleri yukarıda sıralamış olan sorunlarla ilgili çalışırken, Kulak Burun Boğaz doktorları, Nörolog, Odyolog, Plastik Cerrah, Çene cerrahı, Fizik Tedavi Uzmanı vb. gibi diğer uzmanlarla ortak bir çalışma yürüterek, bireyin klinik değerlendirmesini yapar, aileden bilgi toplar, hem bireyi hem de aile-vaka ilişkilerini gözlemler ve sonrasında kişiye özel terapi programını oluşturarak uygulamaya başlar. Vakanın terapi sırasında sağladığı faydayı belgeler, gelişimini takip eder ve bu bilgileri terapiye katılan kişinin yakınlarıyla ve ilişkili olduğu diğer uzmanlarla paylaşır.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA