DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
MEHMET ŞÜKRÜ BAŞ
Giriş Tarihi : 04-05-2021 20:16

ARŞİVLER UNUTTURMAZ

Herkes yalan söylese de tarihler yalan söylemez.

Her ne kadar “Dün dündür bugün bugündür” diyerek dünü unutsak da arşivler bize dünleri unutturmaz.

Bugün yine arşivimize girdim.

Öyle yazılar vardı ki o yazıları bugün yazabilmem için mangal kadar yüreğim olması gerekir.

Bu da bize basın hürriyetinin, konuşma hürriyetinin eskilere göre yok denecek kadar tükendiğini göstermektedir.

Örnek olarak da 01 Aralık 2009 Elazığ Nurhak Gazetesinde yazdığım bir yazıyı aynen sizlerle paylaşıyorum.

***

“Yan yana dizilen birkaç tablada mandalina satılıyor. Birisi avazı çıktığı kadar bağırıyor “indirdik indirdik fiyatları indirdik dört kilo mandalina beş lira” Diğerleri mandalinalarının üzerine fiyat etiketi koymuşlar bir kilosu (l) bir lira. Dört kiloyu beş liraya satan tablacı dop dolu poşet poşet satış yapıyor.

Mandalinasını bir liraya satan tablacılar ise ona bakıyor.

Sahi hangi tablacıların mandalinaları pahalı?

Dört kiloyu beş liraya satanın mı, kilosunu bir liraya satanların mı?..

Bu satışta uyanık aramak kolayda aptal aramak kolay değil. Çünkü Aziz Nesil’liklerin dünyasında aptallar bir değil, beş değil on değil ki!...

Zürbe zürbe…

***

Adamın beş yüz lira vergi borcu veya cezası var bu borcundan kurtulmak için 1.500 lira rüşvet veriyor. Her ne kadar alan razı veren razı olsa da ortada bir gariplik var. 500 lira vermek yerine 1.500 lira vermek niye?..

İşte burada da uyanıklarla aptallar karşı karşıya geliyorlar tabiî ki zafer uyanıkların oluyor.

Buda Aziz Nesin’lik!...

***

Banker Kastelli ile başlayan bankerlik rüzgârının bizim Elazığ’da da estiği günler. Akıllı bir emekli elde avuçta ne varsa nakde döndürüp banker bilmem kimin kapısına dayanıyor. Ağzı laf yapan sekreter hanımın hizmet ve ikramı karşısında kendinden geçen emekli; sekretere: “Yüzde kaç faiz” verdiklerini soruyor. Sekreter hanım “Yüzde yetmiş faiz veriyoruz” diyor. Adamın gözü yükseklerde “Olmaz kızım diyor yüzde yüz vereceksiniz” der sekreter itiraz eder tam bu sırada bu konuşmaları duyan banker bilmem kim büroya girer ve sekreterine “Kızım müşteri her zaman hakladır. Müşteri veli-i nimetimizdir, müşteri yüzde yüz faiz vereceksiniz diyorsa bizde yüzde yüz faiz vermek zorundayız diyerek adamın bütün parasını vezneye yatırmasını sağlar.

Nasıl olsa bankerin kaybedeceği bir şey yok bırakın faizini anaparasının bile üzerine yatacak uyanık emeklinin.

Midyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak budur işte.

Bu tam Aziz Nesin’lik!...

***

Kadim dostlarımdan Mithat Yılmaz ve Lütfi Parlak’ ile birlikte Gümüşhane’de yapılan bir şiir festivaline davetliyiz. Birlikte Erzurum ve Trabzon gezisine çıkacağız benim de ayakkabıya ihtiyacım var bir mağazanın önünden geçerken camekânda asılı bir reklam gördüm. “Eki ayakkabı alana bir bedava” diyordu.

Aklıma muhteşem bir fikir geldi.

Fikirden ziyade muhteşem bir uyanıklıktı.

Arkadaşların kolundan tuttum girdim içeri.

Onlar şaşıradursun ben onlara “Bu ayağınızdaki ayakkabılarla il dışına çıkılmaz kendinize birer ayakkabı alın” dedim.

“Yahu bizim ayakkabılarımız daha yeni” dedilerse de ısrar ettim “alın ki alın” dedim.

Mithat Yılmaz kardeşim sağına soluna bakınırken camdaki reklamı gördü ve anında jeton düştü.

“Seni uyanık seni bizler birer ayakkabı alalım ki sende ayakkabını bedavaya getiresin değil mi?” dedi.

Meğerse en ucuz ayakkabı 150 liradan başlıyormuş yani bizim giyineceğimiz ayakkabıdan üç ayakkabı parası.

Uyanıklar ülkesinde buda bir uyanıklık.

Kırk yılda bir uyanıklık yapalım dedik onu da elimize yüzümüze bulaştırdık.

***

Bir yazımda Aziz Nesin’in “Bu ülkenin yüzde altmışı aptaldır” sözüne atıfta bulunmuş Aziz Nesin için “Rahmetli” ifadesini kullanmıştım.

Dini bütün bir Müslüman yazımı okumuş olacak ki beni görür görmez bir hışımla: “Hiç olur mu kâfire Müslüman demek kâfirliktir. Hele hele ona rahmet çıkarmak insanı dinden imandan çıkarır” demişti.

Adam az daha beni dövecekti. Çünkü Yüce Allah Aziz Nesin’e rahmet ederse kendisine bir şey kalmayacağını sanıyordu.

O zaman Allah’ın rahmet ve bereketi    %75 indirimi yapan esnafla, üç alana bir bedava veren esnaflarımıza olsun. Onlar Aziz Nesin’den daha çok rahmeti hak ediyorlar.

***

Hükümet, Erzurum'a bir yazı gönderir!...

“Kışın soğuk geçeceği tahmin edilmektedir. Kullandığınız yakıtın cinsini, kod  numarasını ve  stok durumunu acele bildiriniz” der.

Yazı köy muhtarlıkları dâhil her tarafa gönderilir.

Erzurumlu bir köy muhtarı da kaleme kâğıda sarılır vilayete cevap verir

“Yakıtımız poğdur, kod numarası yoğdur, stokumuz çoğdur,”

Yakıtımız bol olsun ki üşümeyelim değil mi? Bol yakıtlı günler!....

***

Bugünkü yazımızı Aziz Nesin’e rahmet çıkartacak bir test sorusuyla bitirelim.

Kurban Bayramı arifesinde bir adam Renault marka steyşın bir arabaya tam dokuz tane kurbanlık koyunu zoraki de olsa istifleyip direksiyona geçip gözden kayboluyor. Şimdi size bir soru bu arabada kaç hayvan bulunuyor?

  a) Dokuz –

  b) on

  c) on bir

  d) on iki

Doğru cevap (b) on 

Sağlıklı, mutlu ramazanlar diliyorum sevgili okurlarım.

Esen kalınız.                                    

*///*

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA