DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ahmet Rauf Akay
Ahmet Rauf Akay
Giriş Tarihi : 15-04-2021 15:55

Ağlamaya Gerek Yok, Çıkış Yolu Bellidir

Her gün biraz daha kötüye gidiyoruz. İktidar ve destekçisi MHP hariç herkes bunu görüyor. Ekonomi yazarları Kanal İstanbul bağlamında yapılması düşünülen sözleşmelerle ilgili kanaatlerini yazdılar. İ.Kahveci bunu kapitülasyonların dönüşü olarak niteliyor.

Aklını ihtiraslarında kaybetmemiş hiç kimse yarının bugünden daha iyi olacağını söyleyemiyor. Bu karamsar tablo topluma da sirayet etmiş durumda. Vatandaş açlığın, sefaletin pençesine düştükçe iktidarın propaganda makinesi -hayır iyiyiz, uçuyoruz- diyor. Yandaş TV'lerdeki dizilerin neredeyse hepsinde iktidara destek için subliminal mesajlar veriyor.

Mesela Selçuklu Uyanış ile Eşkiya Dünyaya Hükümdar olmaz isimli dizilerde Fetö anlatılıyor. Abdülhamit'in anlatıldığı dizide Abdülhamit değil, günümüz liderine atıf yapılıyor. Diğer dizilerde satır aralarında benzer mesajlar veriliyor.

Diyanet, dini-ahlakı bırakmış, bu iktidarı  ayakta tutmak için hutbeler hazırlıyor. Medyanın paralı askerleri yaşşa -varol sesleri arasında vatandaşın çığlıklarını boğmaya çalışıyor.

Propaganda bir süre etkili olur ama kimsenin karnını doyurmaz.  Bugün insanlar aç, onun için bu mesajlar artık eskisi kadar vatandaş üzerinde etki bırakmıyor. Keşke etkili olsa, Saray dönüp geriye akarak nerede hata yaptık diyebilse bu sadece vatandaş için değil kendileri için de iyi olacak.

Özgürlükçü, demokrat bir görüntü veren AKP bu görüntüyü muhafaza ettiği yıllarda hep büyüdü. Bu görüntüyü kaybettiğinde küçülmeye başladı. Bundan sonra büyüme, eski günlere dönme umudu yok. Bu sadece Türkiye içi için geçerli bir tespit değil, dışarısı için de öyle. Aday üyelik için ayakta karşılanan ve alkışlanan Erdoğan'a aynı Batı Avrupa bugün diktatör diyor. Yabancı bir ülkenin bu ülke Cumhurbaşkanına bu şekilde hitap etmesi tabi ki kabul edilemez. Ama bu neyi çözer. İktidarın bu suçlamaya karşı dönüp kendine bakması İtalya Başbakanına gösterilecek tepkiden daha önemli. Hadi burada muhalefet uçtuğumuzu görmüyor diyelim dünya da mı görmüyor? Bir partiye, bir lidere bu kadar yaygın bir tepki varsa doğru olan muhasebe yapmak, icraatlarını gözden geçirmektir.

İktidarın küçük ortağı Bahçeli,-MHP'nin kurumsal kimliği değil- hala gidişatı görerek Erdoğan'a teslimiyeti milliyetçilikle bağdaştırmayan muhalif ülkücüleri ezmekle meşgul. Allah var Bahçeli bu konuda başarılıdır. Ülke meselelerinde ise daha başını kaldırıp memleket nereye gidiyor diye düşünmeye başlamadı.Zaten hiç bir zaman düşünmedi. Düşünün ki Bahçeli'nin hala en büyük sorunumuz olan terör konusunda bile bir projesi yok. Bu dağdağalı dönemde MHP uyarıcı bir siyaset izleyebilir, iktidara balans ayarı yapabilirdi, yapmadı, tam tersine artık farklı bir parti, farklı bir dünya görüşüne sahip olmadığını ihsas eden ifadeler kullanmayı tercih etti. Erdoğan'a kayıtsız şartsız destek sözü verdi. Kayıtsız şartsızlık, farklı düşüncelere sahip olmamanın ilanıdır. Partiniz farklıysa kayıtsız- şartsız destek diye bir şey olamaz. Hele ekonomik kriz, kötü yönetim, adaletsizlik, rüşvet, yolsuzluk bir beka meselesi haline gelmişken.

Elde geriye muhalefet kalıyor. Bugün iktidarı denetlemeye, yanlışlarını vatandaşa göstermeye dolayısıyla onu frenlemeye çalışan tek mekanizma muhalefet. Yeniden demokrasiye dönüşün anahtarı da muhalefetin güçlenmesine bağlı. Ülkeyi bu sarmaldan kurtarmanın yolu, önce bu kötü yönetimden kurtarmak, dolayısıyla muhalefeti büyütmektir. Elde kalan bu son müdafaa hattı o kadar değerlidir ki, Türkiye'nin bundan sorası onu muhafaza ederek büyütmeye bağlıdır. Ağlayıp-sızlamaya gerek yok, oylarımızı, tercihlerimizi doğru kullanmamız kafi.

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA